27 Şubat 2026

Aile Huzuru İçin Dijital Bağımlılığa Ara: Sanal Oyunlardan Sokak Oyunlarına Projesi Başladı

Aile Huzuru İçin Dijital Bağımlılığa Ara: Sanal Oyunlardan Sokak Oyunlarına Projesi Başladı

Üniversitemizin gönüllü akademisyenleri, dijital bağımlılığın özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekmek, aile içi iletişimi güçlendirmek ve geleneksel sokak oyunlarını yeniden canlandırmak amacıyla “Sanal Oyunlardan Sokak Oyunlarına” adlı projeyi hayata geçirdi. Proje, hem ilköğretim okullarında hem de çeşitli sitelerde çocuklar ve aileleriyle birebir etkinlikler gerçekleştirilerek başlatıldı.

Projenin temel hedefi; dijitalleşen dünyada çocukların giderek azalan fiziksel oyun alışkanlıklarını yeniden kazandırmak, onları sanal ortamdan uzaklaştırarak geleneksel sokak oyunlarıyla tanıştırmak ve bu sayede fiziksel ve sosyal gelişimlerine katkıda bulunmak. Aynı zamanda, dijital oyun bağımlılığını azaltmak ve aile içi huzuru sürdürmek amacıyla, geleneksel oyunlar aracılığıyla çocukların daha sağlıklı, aktif ve sosyal bireyler olarak yetişmeleri destekleniyor.

Proje kapsamında eğitimler, üniversitemizin 10 farklı disiplininden gönüllü öğretim üyeleri tarafından veriliyor. Katılımcılar arasında Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Temür, Prof. Dr. Mihriban Coşkun Arslan, Doç. Dr. Elif Boyraz, Doç. Dr. Yusuf Soylu, Doç. Dr. Alper Ay, Dr. Öğr. Üyesi Burak Acar, Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Kasap Acungil, Dr. Öğr. Üyesi Sevda Yılmaz Ünal, Dr. Öğr. Üyesi Vasfiye Eroğlu, Dr. Öğr. Üyesi Betül Çam, Dr. Öğr. Üyesi İrem Demirbaş Susoy, Dr. Öğr. Üyesi Mahmut Ünal ve Öğr. Gör. Ayşe Filiz Ünser yer alıyor.

Projenin üç ana ayağı olduğunu belirten Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Temür, bu ayakların ilköğretim okullarının 5. sınıfları, şehirde belirlenen bazı sitelerde yaşayan aileler ve çocukları ile Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesindeki koruma evlerinde kalan 7-12 yaş grubu çocuklar olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Temür, "Günümüzde çocuklar ve gençler, dijital dünyanın sunduğu oyunlara saatlerce zaman ayırıyor. Bu durum, aile içi iletişimi zayıflatırken fiziksel ve duygusal gelişimi de olumsuz etkileyebiliyor. Dijital bağımlılık artık sadece bireysel bir sorun değil; aile huzurunu tehdit eden toplumsal bir mesele haline geldi. Dijital dünyanın sunduğu olanakları tamamen reddetmek yerine, onları dengeli şekilde kullanmayı öğrenmek önemli. Aileler olarak çocuklarımızla birlikte zaman geçirmenin, onları sanal dünyadan bir nebze olsun uzaklaştırmanın en etkili yollarından biri, geleneksel oyunlara yeniden hayat vermektir. Bu yolculukta atılacak her adım, huzura giden bir adımdır." ifadelerini kullandı.