Üniversitemiz Tokat Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, vefatının 126. yıldönümünde Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa anısına kapsamlı bir panel düzenlendi. 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen panele Rektör yardımcıları Prof. Dr. Rasim Koçyiğit ve Prof. Dr. Mücahit Eğri, Genel Sekreter Prof. Dr. Muhittin Demiray, İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdi Dölek, akademik ve idari personelimiz ile öğrenciler katıldı.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rasim Koçyiğit yapmış olduğu konuşmada, Gazi Osman Paşa sadece bir asker değil aynı zamanda azmin ve kararlılığın bir simgesidir. Plevne’de göstermiş olduğu kahraman direnişle beraber tarihin altın sayfalarına adını yazdırmış bir komutandır. Rektör yardımcımız, programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek sonlandırdı.
Vefatının 126. yıldönümünde Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa panelinin moderatörlüğünü, Prof. Dr. Murat Hanilçe üstlenirken Doç. Dr. İbrahim Aykun, Doç. Dr. Yunus Emre Tekinsoy ve Doç. Dr. Necati Çavdar panelist olarak yer aldı.
Paşa’nın Ailesine Dair Yeni Bulgular Ortaya Çıktı
Panelde ilk olarak söz alan Doç. Dr. İbrahim Aykun, “Yeni Bilgiler Işığında Gazi Osman Paşa’nın Ailesi” başlıklı sunumunda, Paşa’nın soy ağacı ve ailevi ilişkilerine dair bugüne kadar bilinmeyen detayları paylaştı. Doç. Dr. Aykun’un araştırmaları, tarih yazımında uzun süredir kabul edilen bazı bilgilerin yanlış olduğunu ortaya koydu. Osmanlı nüfus kayıtları ve arzuhal belgeleri, Gazi Osman Paşa’nın annesi olarak bilinen Şakire Hanım’ın aslında ablası olduğunu ve öz annesinin Vahide Hanım olduğunu gösterdi. Ayrıca babası Hacı Mehmed Bey’in sanıldığı gibi gümrük idaresinde değil, Mekteb-i Harbiye-i Şahane’de “Ser Hademe” olarak görev yaptığı ve ailenin İstanbul’un Cihangir Mahallesi’nde ikamet ettiği belgelenmiş oldu.
Araştırmalar aynı zamanda Paşa’nın doğum yılı ve gençlik yıllarına da ışık tuttu. 1845 yılına ait nüfus defterlerinde 13 yaşında görünen Gazi Osman Paşa’nın, miladi olarak 1832 yılında doğduğu ortaya çıktı. Babasının Harbiye’deki görevi sayesinde Paşa, henüz çocuk yaşlarda askeri disiplinle tanıştı. Tokat’tan İstanbul’a uzanan bu aile serüveni, Plevne Kahramanı’nın hayatındaki boşlukları doldurmakla kalmayıp, babasının görevi nedeniyle askeri kariyerine zemin hazırlayan çevresel faktörleri de net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Plevne Savunmasının Stratejik Boyutları Ele Alındı
Doç. Dr. Yunus Emre Tekinsoy, “93 Harbi’nde Plevne Savunması ve Gazi Osman Paşa” başlıklı sunumunda, dünya askeri tarihine geçen büyük direnişin stratejik detaylarını aktardı. Tekinsoy, savunmanın taktikleri, Osmanlı ordusunun direnişi ve Paşa’nın liderlik becerilerini derinlemesine analiz ederek, Plevne’nin tarihsel önemini katılımcılara aktardı.
Saray Hayatı ve Osmanlı Bürokrasisindeki Yeri Açıklandı
Panelde son olarak konuşan Doç. Dr. Necati Çavdar, “Yıldız Sarayı’nda Gazi Osman Paşa” başlıklı sunumunda, Paşa’nın savaş sonrası yaşamını ve saraydaki etkisini değerlendirdi.
Çavdar, Paşa’nın Rus esaretinden dönüşünde Sultan II. Abdülhamid tarafından “Yüzümü ak ettin” iltifatıyla karşılandığını belirtti. Paşa, 22 yıl boyunca Hassa Müşirliği ve Mâbeyn-i Hümâyun Müşirliği gibi Osmanlı bürokrasisinin en üst düzey görevlerinde, padişahın en yakınındaki isim olarak görev yaptı.
Saraydaki görev süresinde yerli ve milli ıslahat anlayışını savunan Gazi Osman Paşa, İngiliz destekli Tunuslu Hayreddin Paşa gibi figürlerle siyasi rekabetlere girdi; maruz kaldığı asılsız yolsuzluk ve darbe iddialarına rağmen Sultan’ın güvenini hiçbir zaman kaybetmedi. Paşa, iki oğlunu padişahın iki kızıyla evlendirerek aralarındaki sadakat bağını güçlendirdi ve 5 Nisan 1900’teki vefatına kadar hem bir askeri deha hem de Osmanlı bürokrasisinin en güvenilir direklerinden biri olarak tarih sahnesindeki yerini aldı.
Vefatının 126. Yıldönümünde Gazi Osman Paşa paneli teşekkür belgesi takdimiyle son buldu.

















